Kayseri’de Bir Akşam ve Kelimelerin İçimde Açtığı Boşluk Kayseri’nin akşamları hep biraz sert gelir bana. Rüzgâr, apartmanların arasından geçerken sanki eski bir hikâyeyi sürüklüyormuş gibi uğuldar. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı geceler kendimi çocukluğumun dar sokaklarında yürürken buluyorum. O gün de öyleydi. Defterim yanımdaydı, kahvemin dumanı pencere kenarında yükselirken içimde tuhaf bir boşluk vardı. Bir şeyleri anlamaya çalışıyordum; hem hayatı hem de Almanca’yı. Almanca öğrenmeye başladığımda en çok zorlandığım şey fiillerin hangi hâli istediğiydi. Akkusativ mi, Dativ mi… İlk başta bana sadece kuru bir dil bilgisi konusu gibi gelmişti. Ama zamanla fark ettim ki aslında bu konu, insan ilişkilerinin bile…
Yorum Bırak