Merhaba! Cemi sayfasında bugün “Kariyer çapası ne demektir” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.
Kariyer platosu kavramı nedir?
Ankara’da sabahları işe giderken Kızılay metrosunda insan kalabalığını izlemek bazen garip bir düşünceye sürüklüyor beni. Herkes bir yere yetişiyor ama kimse aslında nereye gittiğini yüksek sesle söylemiyor. O kalabalığın içinde en çok düşündüğüm şeylerden biri de şu oldu son yıllarda: İnsan gerçekten ne zaman “ilerliyor” sayılıyor?
İlk kez “kariyer platosu” kavramını üniversiteden mezun olduktan birkaç yıl sonra, eski bir ofis arkadaşımın cümlesinde duymuştum. “Yerimde sayıyormuşum gibi hissediyorum ama teknik olarak her şey yolunda” demişti. O an tam anlamamıştım. Çünkü dışarıdan bakınca işi vardı, maaşı düzenliydi, hatta çevresine göre iyi bir pozisyonda sayılırdı. Ama içeride başka bir şey vardı: hareket etmeyen bir kariyer.
Kariyer platosu kavramı nedir sorusu aslında tam burada başlıyor. İnsan sadece yükselmediğinde değil, aynı zamanda artık yükselme ihtimalini de hissedemediğinde ortaya çıkan bir durumdan bahsediyoruz.
Kariyer platosu kavramı nedir? Temel anlamı
Kariyer platosu, kişinin kariyerinde terfi, görev değişimi veya yetkinlik artışı gibi ilerlemelerin yavaşlaması ya da durma noktasına gelmesi durumudur. Ama sadece “yükselememek” değildir. Daha derin bir tarafı vardır: kişinin kendini gelişim açısından durağan hissetmesi.
Özellikle örgütsel davranış literatüründe bu kavram üç şekilde ele alınıyor:
Yapısal plato: Organizasyonda yükselme pozisyonu kalmaması
İçerik platosu: İşin artık yeterince zorlayıcı gelmemesi
Kişisel plato: Bireyin motivasyon kaybı yaşaması
OECD’nin iş gücü verilerine baktığımda dikkatimi çeken şeylerden biri şu olmuştu: gelişmiş ekonomilerde çalışanların önemli bir kısmı 30’lu yaşlardan sonra “kariyer ilerleme hızının düştüğünü” belirtiyor. Türkiye’de ise bu durum daha erken yaşlarda hissedilebiliyor. Bunun sebepleri arasında hem kurumsal yapıların hiyerarşisi hem de iş gücü piyasasının rekabetçi yapısı var.
Ankara’da bir ofis: Kariyer platosu hissi nasıl başlıyor?
Bir dönem Ankara’da Çankaya’da bir danışmanlık ofisinde çalışırken yan masamda oturan bir arkadaşım vardı. İlk işe başladığında oldukça heyecanlıydı. Sürekli not alır, raporları inceler, “ben bu işi çok iyi öğreneceğim” derdi. İlk yıl gerçekten hızlı gelişti. İkinci yıl terfi bekledi. Üçüncü yıl aynı pozisyondaydı.
Bir gün çay molasında şunu söylediğini hatırlıyorum: “İş zor değil, ama artık yeni bir şey öğrenmiyorum.”
İşte kariyer platosu kavramı nedir sorusunun en canlı cevabı buydu. Çünkü sorun işin kendisi değil, işin artık kişiye bir şey katmıyor olmasıydı.
Türkiye’de yapılan bazı çalışan araştırmalarında, özellikle orta kademe çalışanların önemli bir kısmının “kariyer gelişim fırsatlarının sınırlı olduğunu” düşündüğü görülüyor. Bu oran bazı sektörlerde %40’lara kadar çıkabiliyor. Özellikle kamuya yakın yapılar ve büyük kurumsal şirketlerde bu his daha belirgin olabiliyor.
Kariyer platosu sadece yükselmemek değildir
Bu kavramı yanlış anlamak kolay. Dışarıdan bakınca “terfi alamadıysa plato yaşıyordur” gibi bir düşünce oluşabiliyor. Ama gerçek hayat çok daha karmaşık.
Bazen kişi aynı pozisyonda kalmasına rağmen oldukça tatmin hissedebilir. Özellikle uzmanlık gerektiren mesleklerde bu sık görülür. Örneğin veri analistleri, yazılımcılar veya akademisyenler her zaman hiyerarşik olarak yükselmez ama kendi alanlarında derinleşirler.
Ama tersi de olur. Bazen kişi yükselmiştir ama hala kendini yerinde sayıyor gibi hisseder. Çünkü sorumluluk artmış, ancak öğrenme hissi azalmıştır.
Bir arkadaşım bankacılık sektöründe çalışırken bunu çok net yaşamıştı. “Başta her şey yeni ve heyecanlıydı, sonra sadece toplantılar ve raporlar kaldı” demişti. O cümle kariyer platosu kavramı nedir sorusunu pratikte açıklıyordu aslında.
Psikolojik boyut: görünmeyen yorgunluk
Kariyer platosu sadece iş değişimiyle ilgili bir konu değil, aynı zamanda psikolojik bir süreçtir. Motivasyon kaybı, işe karşı ilgide azalma ve geleceğe dair belirsizlik hissiyle birleşir.
Psikoloji literatüründe bu durum bazen “öğrenilmiş durağanlık” gibi kavramlarla da ilişkilendirilir. İnsan uzun süre değişim görmediğinde, değişim ihtimalini de zihninde azaltır.
Ben bunu ilk kez kendi çevremde fark ettiğimde oldukça şaşırmıştım. Çünkü dışarıdan “başarılı” görünen insanların bile aslında içsel bir tıkanma yaşadığını görmek, başarı kavramını yeniden düşünmeme neden olmuştu.
Türkiye iş piyasasında kariyer platosu neden sık görülüyor?
Türkiye’de iş piyasasının yapısı bu konuda oldukça belirleyici. Genç nüfusun fazla olması, rekabetin yüksekliği ve kurumsal hiyerarşilerin belirginliği kariyer platosu riskini artırıyor.
TÜİK’in iş gücü istatistiklerine göre genç işsizlik oranları yıllara göre değişmekle birlikte, gençlerin iş değiştirme oranı oldukça yüksek. Bu da bir yandan dinamizm yaratırken, diğer yandan uzun vadeli kariyer planlamasını zorlaştırıyor.
Özellikle büyük şehirlerde, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi merkezlerde çalışanlar genellikle 2-3 yıl içinde pozisyon değişikliği bekliyor. Bu beklenti gerçekleşmediğinde kariyer platosu hissi daha erken ortaya çıkabiliyor.
Ankara’da bu durum biraz daha farklı. Kamu kurumlarının yoğunluğu nedeniyle kariyer yolları daha net ama daha yavaş ilerliyor. Bu da bazı çalışanlar için güvenli ama durağan bir yapı oluşturuyor.
Kariyer platosu kavramı nedir? Türlerine daha yakından bakış
Kariyer platosunu daha iyi anlamak için günlük hayattan örneklerle düşünmek daha kolay oluyor.
1. Yapısal plato
Bir kurumda terfi basamaklarının sınırlı olması durumudur. Örneğin bir bölümde sadece bir müdür pozisyonu varsa, o pozisyon doluysa ilerleme ihtimali azalır.
Bir arkadaşım kamu bankasında çalışırken bunu net şekilde yaşamıştı. “Herkes aynı seviyede uzun süre kalıyor” demişti. Bu durum dışarıdan stabil görünür ama içeride bir bekleme hissi yaratır.
2. İçerik platosu
İşin artık yeterince zorlayıcı olmaması durumudur. Bu genelde uzmanlaşmanın erken dönemlerinde görülür.
Mesela ilk yıllarda veri analizinde her şey yeni gelirken, bir süre sonra aynı raporları hazırlamak rutine dönüşebilir.
3. Kişisel plato
En zor fark edilen ama en etkili olan türdür. Kişi artık gelişmediğini hissetmeye başlar.
Bunu bir dönem kendi çevremde çok net gördüm. İnsanlar iş değişmese bile içsel olarak uzaklaşabiliyor. Sabah işe giderken “neden buradayım” sorusu sessizce büyüyor.
Kariyer platosu ile başa çıkmak mümkün mü?
Bu sorunun tek bir cevabı yok ama bazı gözlemler var.
Kendi çevremde ve okuduğum bazı iş gücü araştırmalarında en sık karşıma çıkan şey şu oldu: öğrenme devam ettiği sürece plato hissi azalıyor.
Yeni beceri öğrenmek
Yan projeler geliştirmek
Farklı departmanlarla çalışmak
Eğitimlere katılmak
Bunlar küçük gibi görünse de etkisi büyük olabiliyor.
Bir dönem veri tarafında çalışan bir arkadaşım iş dışında Python öğrenmeye başlamıştı. “İşim değişmedi ama bakışım değişti” demişti. O cümle kariyer platosu kavramı nedir sorusunun pratik çözümünü de anlatıyordu aslında.
Günlük hayatta kariyer platosunu nasıl fark ediyoruz?
Genelde çok dramatik bir şekilde ortaya çıkmıyor. Daha sessiz bir süreç.
Pazartesi sabahlarının daha ağır gelmesi
Toplantıların aynı hissettirmesi
Yeni fikir üretme isteğinin azalması
“Zaten böyle gelmiş böyle gider” düşüncesi
Ankara’da kış aylarında işe giderken o gri havanın içinde bu hissin daha belirgin olduğunu söyleyen çok kişi duydum. Belki şehirle de ilgisi vardır, belki işin ritmiyle.
Kariyer platosu kavramı nedir? Aslında bize ne anlatıyor?
Bu kavramı sadece iş dünyası terimi olarak görmek eksik kalır. Aslında insanın değişim ihtiyacıyla ilgili bir şeyden bahsediyoruz.
İnsan belli bir noktadan sonra sadece maaş ya da pozisyonla değil, gelişim hissiyle de motive oluyor. Bu his kaybolduğunda dışarıdan her şey normal görünse bile içeride bir duraksama başlıyor.
Kariyer platosu tam da bu görünmeyen alanı tarif ediyor.
Ankara’da metrodan çıkıp ofise yürürken bazen düşünüyorum: Belki de mesele yükselmek değil, hareket etmeye devam etmek. Çünkü bazı dönemlerde en büyük ilerleme, aslında yerinde saymadığını hissetmek oluyor.
Okuyucularımıza “Kariyer çapası ne demektir” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Cemi ekibi olarak bizi okumaya devam edin!