Kelimelerin Yörüngesinde: “Günberi” ve “Günöte” Üzerine Edebi Bir Yolculuk Kelimeler bazen gökyüzünün sessiz yörüngelerinde döner; kimi zaman bir yıldızın parlaklığını taşır, kimi zaman bir karanlıkta yankılanır. Edebiyat, bu kelimelerin hareketini izleyen bir gökbilimdir aslında. Bir yazar için her kelime, anlamın çekim gücüyle dönüp duran bir gök cismidir. “Günberi” ve “günöte” de böyledir — yalnızca astronomik terimler değil, aynı zamanda yaşamın, aşkın ve zamanın metaforlarıdır. Bu yazı, kelimelerin bu kozmik dansını edebiyatın ışığında anlamaya, dilin ufuk çizgisinde bir yolculuğa çıkmaya davettir. “Günberi” ve “Günöte”: Astronomiden Edebiyata Geçen İki Kavram Bilim bize “günberi”nin (perihelion) bir gezegenin Güneş’e en yakın olduğu nokta olduğunu,…
12 YorumKategori: Makaleler
Çiçek Böcekleri Nasıl Yok Edilir? Bitki Koruma Geleneğinden Modern Ekolojiye Bir Bakış Doğanın döngüsünde her canlı bir denge unsurudur. Ancak çiçek böcekleri — yani yaprak biti, kırmızı örümcek, unlu bit gibi zararlılar — bu dengenin bazen istenmeyen tarafında yer alır. Onlar bitkilerin özsuyunu emer, çiçeklerin rengini soldurur ve ekosistemin küçük ama etkili bozguncuları haline gelir. Bu nedenle insanlık tarih boyunca “çiçek böcekleri nasıl yok edilir?” sorusuna yanıt aramıştır. Fakat bu sorunun cevabı, yalnızca kimyasal bir çözüm değil; aynı zamanda ekolojik, tarihsel ve ahlaki bir meseledir. Tarihsel Arka Plan: Bitki Korumanın Kadim Bilgeliği İnsanın tarımla tanıştığı ilk dönemlerde bile bitkileri koruma…
6 Yorum“İngilizce Okumak” Ne Demek? Toplumsal Yapı ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Bir Araştırmacının Bakış Açısıyla: Toplumsal Yapılar ve Bireyler Sosyolojik bir bakış açısıyla, dil öğrenimi ve dilin kullanımı sadece bireylerin iletişim araçları değildir; aynı zamanda toplumsal yapıların, kültürel normların ve bireylerin rol algılarının bir yansımasıdır. “İngilizce okumak” gibi bir ifadeyi duyduğumuzda, bu sadece dil becerisi kazanmaktan çok daha derin bir anlam taşır. Bu yazıda, “İngilizce okumak” teriminin toplumsal bağlamını ve bireylerin bu bağlamdaki yerini ele alarak, dilin bireylerin toplumsal statüsünü, cinsiyet rollerini ve kültürel pratiklerini nasıl şekillendirdiğine dair bir inceleme yapacağız. İngilizce Okumak: Bir Dil Becerisinden Daha Fazlası…
12 YorumGök Yüzü Nasıl Yazılır TDK? Türkçenin Derin Mavi Katmanlarında Bir Yolculuk Türkçe, tarih boyunca gökyüzü kadar geniş ve değişken bir anlam dünyası taşımıştır. Kelimeler, tıpkı bulutlar gibi zamanla şekil değiştirir, birleşir ya da ayrılır. Bu bağlamda, “gök yüzü” kelimesi, sade bir yazım meselesi gibi görünse de aslında Türkçenin tarihsel evrimini, anlam katmanlarını ve dil bilincini yansıtan önemli bir örnektir. Peki “Gök yüzü nasıl yazılır?” sorusunun cevabı nedir? TDK bu konuda ne söylüyor ve bu tercih ne anlama geliyor? TDK’ya Göre Doğru Yazım: “Gökyüzü” Türk Dil Kurumu (TDK), bu kelimenin doğru yazımını “gökyüzü” şeklinde bitişik olarak belirtir. Yani ayrı değil, birleşik…
14 YorumGeviş Getiren Hayvanlar: Bir Psikolojik Mercekten Bakış İnsanlar, günlük yaşamlarında çoğu zaman çevrelerindeki hayvanları sadece biyolojik varlıklar olarak görürler. Ancak, bir psikolog olarak bazen hayvanların davranışlarını gözlemlemek, insanın içsel dünyasına dair derin ipuçları verebilir. Geviş getiren hayvanlar gibi belirli hayvan davranışları, aslında bizlerin düşünme, hissetme ve sosyal etkileşim biçimlerimizle de örtüşen noktalar barındırabilir. Hangi hayvanların geviş getirdiğini ve bunun psikolojik yansımasını anlamak, bilinçli olarak kendimizi ve çevremizi nasıl deneyimlediğimiz konusunda bize ilginç bir bakış açısı sunabilir. Geviş getiren hayvanlar, genellikle sindirim sistemleri, bir hayvanın çevresini nasıl algıladığını ve ondan nasıl anlam çıkardığını da etkiler. Hayvanlar, geviş getirme sürecinde kendi içsel…
6 YorumGestalt Nasıl Ortaya Çıktı? Eğitim ve Öğrenme Perspektifinden Bir Bakış Eğitim, sadece bilgi aktarımından ibaret değildir; aslında, öğrenme, bireylerin dünyayı anlamlandırma biçimlerini köklü bir şekilde dönüştüren güçlü bir süreçtir. Öğrencilerin, bilgiyi yalnızca alıcı bir rol üstlenerek değil, aynı zamanda bu bilgiyi kendi deneyimleriyle harmanlayarak aktif bir şekilde inşa ettikleri bir ortamda, öğrenmenin gücü açığa çıkar. Bu bağlamda, Gestalt kuramı, öğrenme ve algılama süreçlerini anlamada devrim niteliğinde bir katkı sunar. İnsanların dünyayı nasıl algıladıkları ve bu algıları nasıl işledikleri, hem bireysel gelişimlerini hem de toplumsal etkileşimlerini şekillendirir. Peki, Gestalt kuramı nasıl ortaya çıktı ve eğitimle ilişkisi nedir? Gelin, bu önemli öğrenme…
12 YorumHava Muhalefeti Netflix’e ne zaman gelecek? En güncel rehber Şöyle samimi bir itirafla başlayayım: Politik taşlamayı, romantik kaçamakların arapsaçına dönmesini ve uçak kabininde geçen o “yakalanmadan nasıl sıyrılırım” gerilimini aynı sepete koyan filmlere dayanamıyorum. Hava Muhalefeti de tam bu damardan; o yüzden “Netflix’e ne zaman gelecek?” sorusu aylardır mesaj kutuma düşüyordu. Gelin birlikte, kökenlerinden bugüne uzanalım ve bu filmin dijital serüvenini netleştirelim. Kısa cevap: Zaten geldi! (ve şu an izlenebiliyor) Hava Muhalefeti Türkiye’de Netflix’e 20 Temmuz 2023’te eklendi ve hâlâ platformda izlenebiliyor. Yayın takibini toplayan JustWatch da bugün itibarıyla filmin Netflix’te erişilebilir olduğunu gösteriyor. Türkiye’de sinema çıkışı sonrası dijitalde hızlı…
6 YorumHamburger Sağlıklı mı Değil mi? Bilim, Mizah ve Soslu Gerçekler! Hamburger… O sıcak, yumuşacık ekmeğin arasına gizlenmiş nefis köftenin ve eriyen peynirin kokusunu kim sevmez ki? Ama işte tam da burada içimizde bir ses konuşur: “Bu kadar lezzetli bir şey kesin sağlıksızdır!” diyen vicdan sesi. Diğer yandan da bir başka ses, “Ama içinde et var, protein bu!” diye savunmaya geçer. Yani hamburger konusu, adeta insanlığın içsel çatışmasının yenilebilir versiyonu. Erkeklerin Mantık Arayışı: “Ama İçinde Marul Var!” Erkeklerin hamburgerle olan ilişkisi genellikle stratejik ve çözüm odaklıdır. Bir erkek hamburger yerken vicdan azabı duymaz, aksine plan yapar: “Bugün hamburger yiyeyim, yarın koşarım.”…
8 YorumBoğazda Gıcıklanmayı Ne Geçirir? Antropolojik Bir Bakış Bir Antropoloğun Gözünden: Kültürlerin Derinliklerine Yolculuk Toplumları ve kültürleri incelediğimizde, bazen en basit sağlık sorunlarının bile, toplumsal yapılar, ritüeller ve kültürel pratiklerle nasıl iç içe geçtiğini fark ederiz. Hepimizin yaşadığı ancak çoğu zaman üzerine pek düşünmediğimiz bir durum: boğazda gıcıklanma hissi. Boğazda gıcıklanma, bir yudum su ile kolayca geçebilen basit bir rahatsızlık gibi görünse de, aslında birden fazla kültürel ve toplumsal anlam taşıyan bir deneyimdir. Bu yazıda, boğazda gıcıklanmanın sadece fizyolojik bir tepki değil, aynı zamanda kültürel bağlamda nasıl yorumlandığını keşfedeceğiz. Boğazda Gıcıklanma: Fizyolojik Bir Tepkiden Kültürel Bir Olguya Boğazda gıcıklanma, tıpkı öksürük…
8 YorumBilinen En Eski Fosil Hangisi? Antropolojik Bir Yolculuk Antropoloji, yalnızca insanı değil, insanın kökenini, ilişkilerini, sembollerini ve doğayla kurduğu bağları anlamaya çalışır. Bir antropolog olarak soruyu sorduğumda, “Bilinen en eski fosil hangisi?” yanıtı yalnızca jeolojik bir veri değildir; aynı zamanda kültürlerin, ritüellerin ve toplulukların nasıl şekillendiğine dair ipuçları sunar. Çünkü fosil, yalnızca taşlaşmış bir iz değil, insanın varlığına yön veren kolektif hafıza taşlarından biridir. Fosilin Sembol Değeri Bilim dünyasında 3,5 milyar yıl öncesine tarihlenen stromatolit fosilleri bilinen en eski yaşam izlerindendir. Ancak antropolojik açıdan soruya baktığımızda, bu fosillerin önemi yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda semboliktir. Çünkü insan toplulukları, fosilleri buldukları…
16 Yorum