Lafı Ağzına Tıkamak: Atasözü mü, Deyim mi? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Söz, insanın iç dünyasını en derin haliyle yansıtan, düşüncelerin şekil bulduğu ve duyguların dışa vurduğu bir sanattır. Her kelime, kendi içinde birer dünya taşır; bir anlam, bir imge, bir çağrışım… İşte bu yüzden, kelimeler yalnızca iletişim aracı olmanın ötesine geçer ve bazen birer silaha dönüşür. Sözün gücü, doğru yerde ve zamanda kullanıldığında, etkisini kat kat artırır. Ancak, bazen kelimeler, toplumsal normlar ve dilin evrimiyle birlikte, kendi kurallarına uyan birer deyim ya da atasözü haline gelir. Bugün, “lafı ağzına tıkamak” ifadesi üzerine edebi bir yolculuğa çıkacağız. Bu ifade, dilimizin evriminde…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kalkan Balığı En İyi Nasıl Pişirilir? Felsefi Bir Bakış Bir filozof olarak, hayatın anlamını ararken sıkça göz ardı ettiğimiz bir soru ile karşı karşıyayız: “Kalkan balığı en iyi nasıl pişirilir?” Bu sorunun derinliği, aslında yalnızca bir mutfak pratiğinden öteye geçer. Çünkü mutfakta yapılan her işlem, bizleri etik, epistemolojik ve ontolojik düzeylerde sorgulamaya davet eder. Kalkan balığını pişirme meselesi, aynı zamanda insanın doğa ile, bilgi ile ve varlıkla olan ilişkisini keşfetme fırsatı sunar. Tıpkı dünyayı anlamaya çalışırken sorulara daha fazla anlam yüklediğimiz gibi, balığı pişirirken de doğru ve anlamlı bir yöntem arayışı içinde olmalıyız. Etik Perspektif: Kalkan Balığını Pişirirken Sorumluluklarımız Etik,…
Yorum Bırakİdeoloji Nedir? Bazen dünya, farklı düşünce akımları ve siyasi görüşlerle şekillenir. Yaşadığımız toplumu ve geleceğimizi belirleyen bu düşünsel yapılar, ideoloji olarak adlandırılır. İdeoloji, basitçe bir toplumun veya bireylerin dünyayı nasıl görmesi gerektiğine dair inançlar ve değerler bütünü olarak tanımlanabilir. Ama bu tanımın ötesinde, ideolojiler toplumların şekillendirilmesinde önemli bir rol oynar. Peki, ideoloji nedir, nasıl ortaya çıkar ve neden bu kadar güçlüdür? Gelin, bu soruları birlikte keşfedelim. İdeoloji: Bir Hayat Tarzı ve Dünya Görüşü İdeolojiler, bireylerin, grupların ve toplumların dünya hakkında sahip oldukları inançlar, değerler ve düşünceler sistemidir. Her ideoloji, toplumda belirli bir düzenin nasıl olması gerektiğine dair fikirler sunar ve…
4 YorumIşık Hassasiyeti Olanlar Ne Yapmalı? Yüzyıllardır insan, hem doğal hem yapay ışığın altında yaşamını sürdürüyor. Ancak bazı insanlar için “ışık” bir rahatlık değil, aksine rahatsızlık kaynağı hâline geliyor. Işığa karşı artan hassasiyet—tıp dilinde Fotofobi ya da ışığa intolerans—sadece gözlemlenen bir semptom değil; aynı zamanda bedenin, algının ve çevreyle kurulan ilişkinin tarihsel ve bilimsel bir izdüşümüdür. Bu yazıda bu duruma sahip olanların ne yapabileceğini, geçmişten günümüze akademik tartışmalar ışığında ele alacağız. Tarihsel Arka Plan Işığın insan yaşamındaki önemi kadar, onun zararlı etkilerine dair farkındalık da eski zamanlardan beri var. Gözün parlak ışığa verdiği tepki basit bir koruyucu refleks olarak düşünülse de—örneğin göz bebeklerinin…
4 Yorumİndikatör Nedir, Nasıl Çalışır? Tarihsel Bir Perspektiften Anlamlandırma Geçmişi Anlamaya Çalışan Bir Tarihçinin Girişi Tarih, zaman içinde gelişen olaylar, toplumsal değişimler ve teknolojik devrimlerle şekillenir. Ancak, her büyük dönüşümün öncesinde bir iz bırakılır; bazı izler çok belirginken, bazıları ise sadece dikkatle bakıldığında fark edilebilir. Bugün, indikatör kavramına, yani çeşitli alanlardaki göstergelere bakarken, aslında geçmişteki önemli kırılma noktalarına bakarak, neyi ölçmeye çalıştığımızı, hangi verileri kullandığımızı ve toplumların bu verileri nasıl okuduğunu anlamaya çalışıyoruz. İndikatörler, sadece günümüzün ekonomi ya da finans dünyasında değil, tüm toplumsal yapıların dönüştüğü her alanda birer “göstergedir.” Tıpkı eski zamanlardan günümüze kadar toplumların önemli dönüm noktalarını ve bu…
8 Yorumİncirin İlk Emri Nedir? Felsefi Bir İnceleme Felsefe, insanlığın evrensel sorulara verdiği cevapları sorgulamak ve anlam arayışı içinde derinleşmek için bir araçtır. Bu sorular, dünyayı, kendimizi ve varoluşumuzu anlama çabalarımızla ilgilidir. Bir felsefeci olarak, bugün gündemimize aldığımız “İncirin ilk emri nedir?” sorusu, bir meyve olmanın ötesinde, insanın etik, epistemolojik ve ontolojik boyutlarında derin izler bırakacak bir meseledir. Belki de bu soruyu sadece bir meyvenin sembolik anlamını sorgulamak olarak değil, insanın varlık durumu ve ona dair düşündüğü her şeyi incelemek olarak ele alabiliriz. İncir, birçok kültürde derin anlamlara sahip bir semboldür. Mitolojilerde, kutsal kitaplarda ve edebiyatın pek çok eserinde incir, insanın…
8 YorumYdışı İade Ne Demek? Toplumsal Yapılar, Cinsiyet Rolleri ve Kültürel Pratikler Üzerinden Bir Sosyolojik Bakış Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla etkileşimlerini anlamaya çalışırken her zaman şu soruyu sorarım: İnsanlar nasıl ve neden birbirleriyle, toplumsal normlarla ve kültürel pratiklerle şekillenen dünyalarında etkileşimde bulunurlar? Toplumlar, her bir bireyin yerini belirleyen kurallar ve normlarla yönlendirilirken, bu kurallar zamanla belirli cinsiyet rollerini ve toplumsal işlevleri şekillendirir. Bugün, oldukça modern bir toplumda, görünürde basit gibi görünen “ydışı iade” terimi üzerinden bu dinamikleri inceleyeceğiz. Bu kavram, aslında çok daha derin ve karmaşık toplumsal yapıların ve bireysel etkileşimlerin bir yansımasıdır. Ydışı İade: Tanım…
8 YorumYasal Metroloji: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Ölçülmesi Güç, toplumsal ilişkilerin temeli üzerine inşa edilir ve her toplumda farklı formlarda tezahür eder. Bir siyaset bilimci olarak, toplumları şekillendiren iktidar ilişkilerinin, kurumların, ideolojilerin ve bireylerin vatandaşlık deneyimlerinin derinlemesine incelenmesi gerektiğine inanıyorum. Gücün her alanda kendini farklı şekilde gösterdiği, toplumsal düzenin her zaman güç dinamikleriyle şekillendiği bir dünyada, “yasal metroloji” kavramı neyi ifade eder? Bu soruyu tartışırken, yasal metrolojinin toplumsal yapıyı nasıl ölçtüğünü, normları nasıl inşa ettiğini ve özellikle iktidar, kadın ve erkek perspektiflerinin bu olguyu nasıl farklı şekilde ele aldığını anlamaya çalışacağız. Yasal Metroloji Nedir? Güç ve Ölçülerin Siyaseti Yasal metroloji,…
8 YorumKasaplık İşi Nedir? Zanaat, Etik ve Endüstrinin Çatışma Alanı Romantize etmeyi bırakıp gerçeklere bakalım: Kasaplık, sadece ustaca parçalara ayırma işi değil; tedarik zinciri, etik ve şeffaflık sınavıdır. İçten konuşayım: “Kasaplık işi nedir?” sorusunu yıllardır ya aşırı romantikleştiriyoruz ya da gözümüzü kapatıp endüstrinin gürültüsüne bırakıyoruz. Oysa kasap, mahallenin güven kapısı mı, yoksa dev et zincirlerinin vitrini mi? Bu yazı bir taraf tutuyor: Şeffaf olmayan kasaplık ve kontrolsüz endüstriyel et düzeni, hem tüketiciyi hem de zanaatı kaybettiriyor. İddialı mı? Evet. Ama tartışmayı tam da buradan başlatalım. Kasaplık İşi Nedir? (Temeller ve Yanılsamalar) Kasaplık, çoğu kişinin sandığı gibi “eti doğra, vitrinde sergile” rutini…
8 YorumKarınca yuvaları hangi yönü gösterir? Farklı yaklaşımlarla meraklı bir keşif Farklı açılardan bakmayı seven ve okurlarla fikir alışverişi yapmaktan keyif alan biri olarak, doğanın küçük mimarları olan karıncaların yuva yönelimleri hep ilgimi çekiyor. “Karınca yuvaları hangi yönü gösterir?” sorusu basit gibi dursa da; iklim, tür, topografya, güneşlenme, rüzgâr ve hatta insan faaliyetleri gibi değişkenlerle örülü. Gelin, bu merakı hem veriyle hem de toplumsal etkileri düşünerek birlikte inceleyelim; yorumlarda sizin gözlemlerinizi de duymak isterim. Kısa cevap: Karınca yuvaları tek bir yöne “evrensel” olarak dönmez. Yönelim; türün ekolojisine, güneşlenmeye (özellikle soğuk iklimlerde güney-güneydoğu), rüzgâr ve yağışa karşı korumaya, eğime ve yerel malzeme…
6 Yorum